Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’yi yakından ilgilendiren önemli iklim uyarılarında bulundu. Milletvekillerinin soru önergelerini yanıtlayan Bakan Kurum; sıcak hava dalgaları, ani sıcaklık değişimleri, kısa süreli şiddetli yağışlar ve fırtına gibi ekstrem hava olaylarının önümüzdeki dönemde de mevsimsel olarak etkisini sürdüreceğini vurguladı.
Özellikle gayrimenkul sektörü, şehir planlaması ve altyapı yönetimi açısından büyük önem taşıyan açıklamaların detayları şöyle:
Akdeniz Havzası Risk Altında: Türkiye Isınıyor!
Türkiye’nin son yılların en sıcak dönemlerinden birini geçirdiğini belirten Bakan Kurum, 2025 yılındaki sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini ifade etti. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası’nın iklim değişikliğine karşı en hassas bölgelerden biri olduğunu hatırlatan Kurum, küresel ortalamanın üzerindeki sıcaklık artışları nedeniyle kuraklık riskinin çok daha yakından takip edildiğini söyledi.
Ekstrem Meteorolojik Olaylar Kronikleşiyor
Son yıllarda Türkiye genelinde kaydedilen meteorolojik afetlerin bilançosu iklim krizinin boyutunu gözler önüne seriyor:
- 2023 Yılı: 1.400’ün üzerinde ekstrem meteorolojik olay,
- 2024 Yılı: 1.200’ün üzerinde olay,
- 2025-2026 Dönemi: Olay sayısında görece bir azalma eğilimi olsa da toplam sayı ve risk seviyesi hâlâ zirvede.
Bakan Kurum, ani ve şiddetli yağışların, sel, fırtına ve dolu gibi olayların artık uzun vadeli bir iklim trendine dönüştüğünü belirterek, 2026 yılı boyunca da bu dalgalanmaların devam edeceğini öngördüklerini paylaştı.
Şehir Planlaması, Su ve Tarım İçin Yapısal Dönem
Aşırı hava olaylarının kısa vadede altyapı, ulaşım ve tarımsal üretim üzerinde doğrudan hasar bıraktığını ifade eden Bakan Kurum, uzun vadeli etkiler için uyardı. Yaz aylarındaki sıcak hava dalgalarının kent hayatı ve enerji talebi üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu söyleyen Kurum, şu stratejik adımlara dikkat çekti:
“Sıcaklık artışı ve yağış rejimindeki değişimler; su kaynakları, tarım, ekosistemler ve şehir planlaması üzerinde yapısal değişiklikleri zorunlu kılıyor. Bu süreçte erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve bilimsel verilere dayalı uyum politikalarının geliştirilmesi hayati önem taşımaktadır.”
Avrupa da Sıcaktan Kavruluyor: Peş Peşe Kırmızı Alarmlar!
İklim krizinin küresel boyutu Avrupa’da da hayatı durma noktasına getirdi. Sıcaklıkların 40 dereceyi aşmasıyla birlikte birçok ülkede alarm seviyesi en üst düzeye çıkarıldı:
- İspanya & Fransa: Sıcaklıkların 42 dereceyi zorlamasıyla onlarca bölgede kırmızı alarma geçildi, Fransa’da yüzlerce bölgede eğitime ara verildi.
- İngiltere: Sıcak hava dalgası nedeniyle serinlemek için suya giren 13 kişi boğularak hayatını kaybetti.
- Küresel Tehdit: Birçok Avrupa ülkesinde halka “mecbur kalmadıkça dışarı çıkmayın” çağrısı yapılırken, orman yangını riskine karşı acil müdahale ekipleri teyakkuza geçirildi.
Uzmanlar ve yetkililer, hem Türkiye’de hem de dünyada artık kalıcı bir gerçeklik haline gelen bu iklim krizine karşı şehirlerin, konut projelerinin ve altyapıların “iklim uyumlu” hale getirilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.













