Son dönemde finans piyasalarında yaşanan hareketlilik, yatırımcıların gözünü bir kez daha döviz ve değerli metallere çevirmesine neden oldu. Ancak ekonomist Mert Başaran, yatırım tercihlerine dairEzber bozan değerlendirmelerde bulunarak hem dolara hem de altına dair önemli uyarılarda bulundu.
“Dolar Yatırım Aracı Değil, Paranızı Eritir”
Doların uzun vadeli bir birikim aracı olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Mert Başaran, 2018 yılından bu yana gerçekleşen fiyat artışlarına dikkat çekti. Doların bu süreçte yaklaşık 10 kat yükseldiğini fakat temek tüketim ve gıda ürünlerindeki artışın 30 katı bulduğunu belirten Başaran, reel anlamda paranın üçte iki oranında eridiğini ifade etti.
Doların kendi içinde de bir enflasyonu olduğuna vurgu yapan ünlü ekonomist, şu değerlendirmede bulundu:
“2018’de 100 dolarla alabildiğiniz temel gıda ürünlerinin bugün artık yüzde 70’ini alamıyorsunuz. Büyük artışlara rağmen paranız değer kaybediyor çünkü doların da kendi enflasyonu var.”
Döviz cinsinden varlık korumak isteyenler için bir alternatif sunan Başaran, doğrudan dolar tutmak yerine yıllık yüzde 6 ila yüzde 10 arasında getiri potansiyeli taşıyan Eurobond’ların değerlendirilebileceğini kaydetti.
Altın ve “Sütlü Kahve” Benzetmesi
Uzun vadeli yatırımlarda altının doları geride bıraktığına işaret eden Başaran, 2000’li yıllardan bu yana ons altının yaklaşık 20 kat değer kazandığını hatırlattı. Altının hem dolardan hem de ons fiyattan beslenen çift taraflı yapısını “sütlü kahve” benzetmesiyle açıklayan ekonomist, “Kahve de artsa süt de artsa içeceğin değeri yükselir. Altın da Türkiye’de hem doların hem de onsun yükselişinden aynı anda beslenir,” ifadelerini kullandı.
“Altın Kaybettirmez” Algısına Dikkat: Zirveden Yüzde 28’lik Düşüş
Altının uzun vadede güçlü bir liman olmasına rağmen dönemsel dalgalanmalara ve sert düşüşlere açık olduğunu belirten Başaran, piyasadaki “Altın asla kaybettirmez” algısına karşı uyardı.
daha önce 2011 yılında yaşanan sert geri çekilmeleri örnek gösteren Başaran, yakın dönemde de benzer bir tablonun oluştuğuna dikkat çekti. Altının 5.500–5.600 seviyelerinden 4.000 sınırına kadar gerilemesiyle yatırımcının yaklaşık yüzde 28’lik bir kayıpla karşı karşıya kaldığını belirten ünlü ekonomist, pik seviyelerden yapılan alımlarda dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi.
