Ankara’da bir lisede ders sırasında öğretmenlerini hedef alan ve sosyal medyada infial yaratan görüntülerin ardından başlatılan disiplin soruşturmasında karar çıktı. Milli Eğitim Bakanlığı disiplin yönetmeliği çerçevesinde, olaya karışan 5 öğrenci örgün eğitim dışına çıkarılırken, 2 öğrenciye ise okul değiştirme cezası verildi.
Sabırları Zorlayan Görüntüler Sosyal Medyada Gündem Olmuştu
Geçtiğimiz günlerde Ankara’daki bir lisede kaydedilen görüntülerde, 10. sınıf öğrencilerinin fizik öğretmenleriyle alay ettikleri, dersin huzurunu bozdukları ve öğretmeni zor durumda bıraktıkları görülmüştü. Görüntülerin kısa sürede yayılmasıyla birlikte, toplumun her kesiminden “eğitimde disiplin” çağrıları yükselmiş ve konu Bakanlık nezdinde incelemeye alınmıştı.
Öğretmen Affetti Ama Disiplin Kurulu Affetmedi
Olayın odağındaki fizik öğretmeni, yaptığı açıklamada öğrencilerinden şikayetçi olmadığını ve onların eğitim hayatlarının etkilenmesini istemediğini belirtmişti. Ancak okul yönetimi ve disiplin kurulu, sergilenen davranışların eğitim kurumunun saygınlığına ve düzenine ağır zarar verdiği gerekçesiyle en üst sınırdan cezalar uygulama kararı aldı.
Uzmanlardan Uyarı: “Sosyal Medya Zorbalığı Tetikliyor”
Haberin yankıları sürerken, Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hakan Türkçapar konunun psikolojik ve sosyolojik boyutlarına dikkat çekti. Bu tür davranışların temelinde yatan nedenleri şöyle özetledi:
- Popülerlik Arayışı: Ergenlik döneminde akran onayının her şeyin önüne geçmesi, öğrencileri riskli ve etik dışı davranışlara itebiliyor.
- Düşük Empati Düzeyi: Sınırları test etmek isteyen ve vicdani gelişimi zayıf olan bireylerde bu tür zorbalıklar daha sık görülüyor.
- Dijital Performans Kaygısı: Sosyal medyada “takipçi kazanma” ve “izlenme” arzusu, sınıftaki saygısızlığı seyirlik bir performansa dönüştürüyor.
Çözüm Yolu: Güçlü İdare ve Aile İş Birliği
Prof. Dr. Türkçapar, benzer olayların önüne geçilebilmesi için öğretmenlerin idari olarak yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Kuralların tutarlı uygulanması, öğretmenlere duygusal destek eğitimleri verilmesi ve ailelerle sıkı bir iş birliği yapılması, okullardaki “sosyal çürüme” riskine karşı en etkili kalkan olarak görülüyor.
