Mersin’de ihtiyaç sahipleri için yemek hazırlanan büyükşehir belediyesi aşevinde çekilen bir fotoğraf, gıda güvenliği tartışmalarını alevlendirdi. Bir vatandaşın yemeğinde bulduğu yabancı madde üzerine yapılan incelemeler, hayrete düşüren bir gerçeği ortaya çıkardı: Sofralara gelen kavurmanın içinde bir yarış atına ait elektronik kimlik çipi bulundu.
Vatandaşın Dikkati Skandalı Deşifre Ettİ
Olay, geçtiğimiz ay Mersin’in Yenişehir ilçesindeki bir yemek dağıtım noktasında yaşandı. Belediyenin aşevinden aldığı kavurmanın içinde sert ve elektronik bir cisim fark eden vatandaş, durumu hemen yetkililere bildirdi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan ilk incelemede, yemeğin içinden çıkan cismin sıradan bir metal değil, bir yarış atına ait “elektronik kimlik çipi” olduğu tespit edildi.
Laboratuvar Sonuçları Doğruladı: Tek Tırnaklı Eti!
İhbarın ardından harekete geçen ekipler, 4 Şubat tarihinde aşevinde kapsamlı bir denetim gerçekleştirdi. Üretilen kavurmalardan alınan numuneler, Mersin Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’ne gönderildi. Yapılan detaylı analizler sonucunda, numunelerde “tek tırnaklı hayvan eti” (at/eşek eti) bulunduğu kesinleşti.
213 Kilogram Et İmha Edildi, Savcılığa Suç Duyurusu Yapıldı
Analiz sonuçlarının pozitif çıkmasıyla birlikte aşevinde bulunan 213 kilogram kavurma derhal imha edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı, Mersin Büyükşehir Belediyesi Aşevi’ni “taklit-tağşiş yapılan ve sağlığı tehlikeye düşürebilecek gıdalar” listesine ekledi. Ayrıca, olayla ilgili sorumluların cezalandırılması için savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu açıklandı.
Belediyeden Açıklama: “Etler İhale Yoluyla Alındı”
Skandalın ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, etlerin açık ihale yöntemiyle “doğranmış et” şeklinde tedarik edildiği belirtildi. Belediye yetkilileri, alımların resmi veteriner hekim gözetiminde ve kameralar eşliğinde yapıldığını savunarak, sorumluluğun tedarikçi firmalarda olabileceğine işaret etti. Ancak aşevine et sağlayan işletmelerden alınan numunelerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmaması, “at etinin aşevine nasıl girdiği” sorusunu hala gizemini korur hale getirdi.
Gıda güvenliğinin ne denli hassas bir konu olduğunu bir kez daha hatırlatan bu olay, denetimlerin ve tedarik süreçlerinin sorgulanmasına neden oldu.
