Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yargı süreci devam ederken, kamuoyunda geniş yankı uyandıracak bir karar açıklandı. Adana’da yıkılan ve onlarca kişiye mezar olan bir binanın müteahhidi hakkında verilen rekor ceza, istinaf mahkemesi tarafından çarpıcı bir şekilde düşürüldü.
İlk derece mahkemesinin verdiği 62 kez müebbet hapis cezası, üst mahkemenin değerlendirmesi sonucunda 22 yıl 6 aya indirildi.
Kararın Gerekçesi: “Olası Kast” Yerine “Bilinçli Taksir”
Hukuk mücadelesinin seyrini değiştiren en temel unsur, suçun vasıflandırılması oldu. Yerel mahkeme, sanığın kusurunu “olası kast” kapsamında değerlendirerek her bir can kaybı için ayrı ayrı müebbet hapis cezasına hükmetmişti. Ancak dosyayı inceleyen İstinaf Mahkemesi, bu suçun “olası kast” değil, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçunu oluşturduğuna karar verdi.
Neler Değişti?
- İlk Karar: Sanığın, binanın yıkılacağını öngörmesine rağmen “olursa olsun” mantığıyla hareket ettiği kabul edilmişti.
- Yeni Karar: Sanığın kusurlu olduğu ancak sonucu öngörmesine rağmen gerçekleşmesini istemediği (bilinçli taksir) kanaatine varıldı.
Mağdur Ailelerden Karara Tepki
Hukukçular ve depremde yakınlarını kaybeden aileler, bu ceza indirimine tepkili. Kararın emsal teşkil etmesinden endişe eden aile avukatları, adaletin tam olarak tecelli etmediğini savunarak dosyayı Yargıtay’a taşımaya hazırlanıyor.
Özellikle yüksek katlı ve denetimsiz binaların inşasında sorumluluğu bulunan kişilere verilen cezaların caydırıcı olması gerektiği vurgulanırken, bu indirim kararı sosyal medyada da “cezasızlık algısı” oluşturduğu gerekçesiyle eleştiriliyor.
Süreç Şimdi Nasıl İlerleyecek?
İstinaf mahkemesinin bu kararı kesin bir sonuç değil. Dosya, son sözün söyleneceği Yargıtay’a gidecek. Yargıtay’ın vereceği karar, deprem davalarındaki “kast” ve “taksir” ayrımı için kritik bir dönüm noktası olacak.

















