Türkiye otomotiv pazarında tarihi bir dönüşüm yaşanıyor. Çevre dostu teknolojilere olan ilginin artması ve küresel üreticilerin strateji değişiklikleri, Türk tüketicisinin ezberini bozdu. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) tarafından açıklanan son veriler, yollardaki dengelerin tamamen değiştiğini gözler önüne seriyor: Artık Türkiye’de satılan her iki otomobilden biri elektrikli ya da hibrit modellerden oluşuyor.
Fosil Yakıtlara Veda: Benzin ve Dizel Geriliyor
Bir dönem satış listelerinin zirvesinden inmeyen dizel ve benzinli araçlar, yerini yeni nesil teknolojilere bırakıyor. Bu yılın ilk dört ayında (Ocak-Nisan dönemi) toplam otomobil satışları geçen yıla kıyasla %5,93 azalarak 290 bin 870 adet olarak gerçekleşti. Ancak bu düşüşe rağmen elektrikli ve hibrit araç segmentinde adeta bir patlama yaşandı.
Aynı dönemde benzinli otomobil satışları %17,9, dizel otomobil satışları %32,7 ve otogazlı araç satışları %27,5 oranında sert bir düşüş kaydetti. Uzmanlar, özellikle dizel araçlardaki bu büyük erimenin arkasında küresel devlerin dizel üretimini kademeli olarak sonlandırmasının yattığını belirtiyor.
Yeni Kral Elektrikli ve Hibrit Modeller
Geleneksel motorların pazar payı hızla erirken, elektrikli ve hibrit araçlar yükselişini sürdürüyor. Yılın ilk dört ayında:
- Hibrit otomobil satışları %6,2 artışla 94 bin 441 adede ulaştı ve pazar payını %28,8’den %32,5’e çıkardı.
- Tam elektrikli otomobil satışları ise %27,5 gibi rekor bir büyüme sergileyerek 54 bin 463 (uzatılmış menzilli modellerle birlikte 54 bin 892) adede fırladı. Böylece elektriklilerin pazar payı %13,9’dan %18,9’a yükseldi.
Toplamda 149 bin 333 adet satan hibrit ve elektrikli araçlar, toplam pazarın %51,4’ünü ele geçirerek ilk kez benzinli ve dizel araçların toplamını geride bırakmayı başardı.
Ticari Araçlarda Canlanma Sürüyor
Binek otomobil pazarındaki hafif daralmaya tezat olarak, hafif ticari araç pazarında hareketlilik devam ediyor. Yılın ilk dört ayında hafif ticari araç satışları %8,83 artarak 78 bin 826 seviyesine ulaştı. Bu da ticari hayattaki mobilite ihtiyacının güçlü kalmaya devam ettiğini gösteriyor.
Görünen o ki, Türkiye’de otomotiv sektörü için artık geri dönülmez bir yeşil dönüşüm süreci başladı. Gerek çevresel farkındalık gerekse yakıt maliyetleri, sürücüleri geleceğin teknolojisine yönlendirmeye devam edecek.












