Bu kapsamda geçmişte opsiyonel olan ve bazıları ciddi ücretler ödenerek satın alınan kimi sistemlerin sıfır araçlarda standart olması zorunlu hale geliyor. Haliyle elde kalan ve söz konusu standartları taşımayan araçların akıbeti merak ediliyor. Hem yeni gelen kuralların neleri kapsadığını hem bu durumun sıfır ve ikinci el otomobil fiyatlarına muhtemel etkisini Otomotiv Uzmanı Erol Şahin TRT Haber'e anlattı.

GENEL GÜVENLİK YÖNETMELİĞİ NELERİ DEĞİŞTİRİYOR

Kamuda servisler kaldırılacak mı? Kamuda servisler kaldırılacak mı?

GENEL GÜVENLİK YÖNETMELİĞİ NELERİ DEĞİŞTİRİYOR? 

Sürecin sektöre etkilerine geçmeden önce mevcut durumla ilgili genel bir çerçeve çiziyor Şahin ve yeni yönetmeliğin ne anlama geldiğini anlatıyor… Bu yönetmeliğin aslında AB mevzuatına uyum çerçevesinde Mayıs 2020’de hazırlandığı bilgisini paylaşıyor.

Temel olarak araçların genel güvenliği ve karayolu kullanıcıları ile yolcuların korunması esas mesele. Zaten belirlenen güvenlik unsurlarına sahip olmayan araçların üretimine tip onayı verilmemesi bunun en büyük göstergesi. “Bu çalışmalar yapıldığında sürecin başlangıç tarihi olarak 7 Temmuz 2024 işaret edildi” diyor Şahin.

Peki, yönetmelikle neler değişiyor? Erol Şahin, standart olması zorunlu kılınan sistemleri saymaya başlıyor. Acil durum frenleme asistanı, sürücü yorgunluk algılama sistemi, alkol kilidi hazırlığı, kaza veri kaydedicisi, ani frende otomatik yanan flaşörler, önden çarpmada yaya koruması için ‘safety glass’ özellikli ön cam bunlardan bazıları.

Akıllı hız yardımı, yolun hız limitine göre geri bildirim veren bir hız sabitleme sistemi, şerit takip asistanı, geri görüş kamerası veya arka park mesafe sensörü yeni dönemin olmazsa olmazları. Ayrıca, otobüsler ve kamyonlarda ise olası kör noktaları daha iyi belirlemeye yönelik teknolojiler, yayalar veya bisikletlilerle çarpışmaları önlemek için uyarılar ve lastik basıncı izleme sistemleri zorunlu olacak.

AB YÖNETMELİĞİ OTOMOBİLDE FİYATLARI DÜŞÜRÜR MÜ

AB YÖNETMELİĞİ OTOMOBİLDE FİYATLARI DÜŞÜRÜR MÜ? 

Elimizde yeni bir yönetmelik ve yeni bir tarih var. Haliyle sürecin nasıl ilerleyeceği ve özellikle iç piyasanın nasıl şekilleneceğinin cevabını arıyoruz. Tabii en çok merak edilen konu bu değişimin fiyatlara yansıması. Önce işleyişe dair görüşlerini paylaşıyor Erol Şahin:

“Otomotiv sektöründe en çok kafa karıştıran ve şaşkınlık yaratan nokta bu yönetmeliğin başlangıç tarihi ve ilerleyişi olacak. Çünkü ilk yönetmelikte 7 Temmuz itibarıyla stokta bulunan araçların satışı için adet sınırı olmadan 12 aylık bir süre tanımlanmıştı. Ardından Bakanlık tarafından bu madde değiştirildi ve tescil standardı getirildi. Bir önceki yıl yani 2023 yılında ilgili markanın toplam satış adedinin sadece yüzde 10’u kadar aracı stokundan 7 Temmuz sonrası satabileceği belirtildi.

Editör: Türkiye Kulisi