Sağlık

Zehri kalp krizi ve felç tedavisinde kullanılacak

Dünyanın en ölümcül örümceklerinden birinin zehri kalp krizi ve felç tedavisinde kullanılacak. Örümceğin zehrinde bulunan "Hi1a" molekülünden üretilen bir ilaç kalp krizi ve felç sırasında beynin ve kalbin aldığı hasarı önlemede kullanılacak.

Queensland Üniversitesi Moleküler Biyobilim Enstitüsü'nden bilim insanların keşfi sayesinde bu öldürücü madde kalp krizi ve felç mağdurlarını tedavi etmek için kullanılacak.

The European Heart Journal'da yayınlanan çalışmaya göre, şu anda kalp krizinden sonra hücre ölümünü engelleyen klinik olarak onaylanmış bir ilaç bulunmuyor.

Queensland Üniversitesi Moleküler Biyobilim Enstitüsü'nden Doçent Nathan Palpant ve Profesör Glenn King, huni ağ örümceğinin zehrinde bulunan "Hi1a" adı verilen bir molekülü kullanarak bir ilaç geliştirdi.

Gerçek hayattaki tedavi senaryolarını taklit etmek üzere haırlanan bir dizi klinik testin ardından, bu özel molekülün hücreleri kalp krizi veya felçten kaynaklanan hasarlardan koruyabildiğini buldu.

KALBE GİDEN "ÖLÜM SİNYALİ"Nİ DURDURACAK

Kalp krizinin ardından kalp bir "ölüm sinyali" gönderiyor. Bu sinyal organa giden kan akışını azaltıyor ve kalp kasında oksijen eksikliğine yol açıyor.

Oksijen eksikliği hücre ortamının asidik hale gelmesine neden oluyor ve bunlar bir araya gelerek kalp hücrelerinin ölmesi için bir mesaj gönderiyor.

Onlarca yıl süren araştırmalara rağmen hiç kimse kalp hücrelerindeki ölüm sinyalini durduracak bir ilaç geliştiremedi. Bu da kalp hastalığının dünyada önde gelen ölüm nedeni olmaya devam etmesinin nedenlerinden biri.

Ancak bilim insanları, "Hi1a"nın bu "ölüm sinyalini" durdurmak için kullanılabileceğini söyledi.

Örümcek zehrinden elde edilen "Hi1a" proteini kalpteki asit algılayan iyon kanallarını bloke ederek ölüm mesajını engelliyor. Böylece hücre ölümü azaltılıyor ve kalp hücresinin hayatta kalma oranını artıyor.

Daha da önemlisi, "Hi1a" bir kriz sırasında yalnızca kalbin hasar alan bölgesindeki hücrelerle etkileşime giriyor. Kalbin sağlıklı bölgelerine etki etmediğinden yan etki olasılığı ciddi oranda azalmış oluyor.