Son aylarda hisse tapulu ev ilanları arttı. “2+1 ev 26 metrekare hisse”, “3+1 daire 18 metrekare hisse” ya da “hissesi yüksek ev” şeklinde pazarlanan yerlerde aslında vatandaşa arsadan pay satılıyor.

Zamanında ruhsat dahi alınmadan yapılan 30-40 yıllık bu tip konutlar için uzmanlar, "Fiyatlar normal bir daireye kıyasla cazip görünse de riskler var" diyerek uyarıyor.

Hürriyet’ten Gülistan Alagöz imzalı habere göre, Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, bu tip alım planlayanlar için riskleri şöyle açıkladı:

“Böyle bir binada ev aldığınızda elbette kullanım hakkınız var. Hissenize düşen yer kadar da taban da hakkınız var. Ama önemli nokta mevcut imar durumu.

Mesela orası yeşil alan olduysa sadece kamulaştırmadan pay alırsınız.

Ama yıllar içinde imar gelen bir yer haline geldiyse, arsa payınıza göre konut hakkınız olur. Yani en büyük risk yeni imar durumunun, yıkıldığında yeniden yapıma uygun olmamasıdır.

10 KATLI BİNA YIKILIDIĞINDA SADECE 5 KATA İZİN VERİLEBİLİR

İmar durumu yeniden inşaata izin verebilir ama yeterli olmayabilir. Mesela 10 katlı kaçak bir yapı düşünelim, yıkıldığında yeniden yapımında en çok beş kat izni var. Bu durumda 10 malik beş kata sığmak durumunda kalır.

Yabancıya Konut Satışında Alt Sınır Yükseldi Yabancıya Konut Satışında Alt Sınır Yükseldi

Önemli risklerden biri de; hissedarlardan biri çıkıp ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Böylece siz istemeseniz de tüm mülkün satışı yapılabilir.”

‘BANKALAR İPOTEK KABUL ETMEZ KREDİ VERMEZ’

Avukat Faruk Aktay ise risklere karşı uyararak, “Kat mülkiyetine sahip olmayan binalar, iskan belgesi olmayan kaçak yapı sıfatında olduklarından bankalarca ipotek olarak kabul edilmez ve krediye konu edilmezler.

Konut statüsünde olmadıklarından büyükşehir sınırları içerisinde emlak vergisini her yıl binde 2 yerine binde 6 olarak öderler.

Elektrik ve su abonelikleri indirimli konut tarifesinden değil, ticari kullanıma mahsus tarifelerden bağlanabileceğinden bu hizmetler için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalınabilir.

‘HUKUKİ UYUŞMAZLIKLAR ÇIKABİLİR’

Sigorta boyutunda ise her ne kadar beyan usulüyle Zorunlu Deprem Sigortası poliçesi yaptırılması mümkün olsa da hak sahipleri tazminat ödemeleri alırken arsa paylarına düşen hisseleri oranında ödeme yapılması riskiyle karşı karşıya kalabilirler.

Bununla birlikte kat irtifakı veya kat mülkiyeti bulunmayan konutlarda devredilen arsa payının karşılığı olan konut belirli olmadığından, hissedarlar arasında el atmanın önlenmesi ve maddi tazminat talepli hukuki uyuşmazlıklar çıkması mümkündür” dedi.

Editör: Türkiye Kulisi